
Bizim medya, gerçekten çok acayip. Skibbe göreve geldiğinde, "Galatasaray 5 yediği takımın hocasını aldı" dendi. Galatasaray kendine 5 atan hocasıyla, janjanlı kadrosuyla Steaua Bucuresti'ye elendi, "Seneye de Steaua'nın hocasını alırsınız artık." dediler. Düşünüyorum da geçen sene, Mourinho'lu Chelsea, ön eleme oynamak zorunda kalsaydı, Galatasaray ile eşleşseydi, sonra da Galatasaray'a 5 atsaydı. - deja vu - Gönderilen Mourinho'yu da, Galatasaray kapsaydı, bizim medyamız hala bu garip tespitinde ısrar eder miydi?

Olsaydı, saydı, dı... Lincoln'le bile dinmeyen bir transfer harareti vardı Galatasaray'lı taraftarlarda. Yıldız istiyorlardı, memnun olmadılar gelenden. Taç atışında bile desteklemişlerdi halbuki. Bu sene de yönetim gerçekten "saydı" paraları, yaptı açık ara en kaliteli kadroyu. Milli takımda oynayan; Hakan Balta, Servet, Emre Güngör, Emre Aşık (!), Mehmet Topal, Arda Turan gibi kaliteli ve performansı mükemmele fırlatmış isimlere, Harry Kewell, Milan Baroş, Fernando Meira, namları kendilerinden önce ülkeye gelen oyuncuları transfer etti yönetim. Büyük de risk aldılar aynı zamanda. Şampiyonlar Ligi'nden gelecek olan 27 milyon euro (sallamak serbest) gelmezse, neler neler olabilirdi? Ferrari'ye Lpg taktırma misali, transferlere göre, ismi çok az duyulmuş bir teknik direktör getirdi Galatasaray.

Yapılan hazırlık maçlarından, sadece 1 tanesi kazanılınca, gerisi de harcanınca, kalemler mürekkebe banıldı, "Galatasaray XXL, Skibbe M giyiyor." çığrışları başladı. Durum öyle miydi bilinmez, ama bu sene "tekil" olarak bakıldığında mükemmel, tablonun tamamında ise pek umut verici geçmeyecek görünüyor.
Kewell, oynamaya istekli gelmiş belli. Malum, sakatlık probleminden dolayı bir çok insan, Lincoln gibi bekliyordu kendisini. Kewell'a alkış da, Skibbe'nin hiç mi payı yok acaba?
Mr. Potential Red Card Hasan Şaş'ın, en son Steaua maçında hakemle konuşmuş olması enteresan değil mi? Bence Skibbe'nin bunda etkisi büyük oranda. Tersi ise, Hasan'ın bugüne kadar çoktan kendine gelmesi gerekirdi.
Bay Skibbe'nin doktorluk tecrübesi oldu mu bilemem, ama Lincoln'den kalp atışları geliyor. Geçen sene, "ölmüş bunu atın" diyen Kalli'nin aksine, Skibbe Lincoln'ü canlandırmayı başardı mı acaba? Gerçi bunda, Lincoln'ün,Kewell'ın üstünde toplanan ilgiyi kıskanmış olması da yatıyor olabilir.
Takım olarak da, bir düşüş var. Kimin ne yaptığı belli değil. Karambol, mahalle futbolu... Ne derseniz deyin. İşte burada, Skibbe'nin tecrübesizliği yatıyor olabilir. Galatasaray, hazırlık maçklarında hiç bir zaman as kadroyla oynamadı. 7 maç da boşa atıldı. Bu 7 maçı zıt şekliyle kullanan Beşiktaş ise, şu an ligin en iyi top oynayan takımlarından biri.
Sözün kısası, Skibbe kesinlikle kötü hoca değil. Tecrübe en önemli eksiği. Adam yönetimi mükemmele yakın gibi. Şu an her şey "gibi", her şey "olası". Skibbe'nin yerinde 3-4 sene kalması, önemli bir adım olur Galatasaray için. Sabredebilirsek tabi. Sabır şart, çünkü Galatasaray şu an hazırlık maçlarını oynuyor.
Harry Kewell da, ülkesindeki bir dergiyle röportaj yapmış. Röportajı ve Kewell'ı daha sonra konuşacağız.. !!adiós!

Olsaydı, saydı, dı... Lincoln'le bile dinmeyen bir transfer harareti vardı Galatasaray'lı taraftarlarda. Yıldız istiyorlardı, memnun olmadılar gelenden. Taç atışında bile desteklemişlerdi halbuki. Bu sene de yönetim gerçekten "saydı" paraları, yaptı açık ara en kaliteli kadroyu. Milli takımda oynayan; Hakan Balta, Servet, Emre Güngör, Emre Aşık (!), Mehmet Topal, Arda Turan gibi kaliteli ve performansı mükemmele fırlatmış isimlere, Harry Kewell, Milan Baroş, Fernando Meira, namları kendilerinden önce ülkeye gelen oyuncuları transfer etti yönetim. Büyük de risk aldılar aynı zamanda. Şampiyonlar Ligi'nden gelecek olan 27 milyon euro (sallamak serbest) gelmezse, neler neler olabilirdi? Ferrari'ye Lpg taktırma misali, transferlere göre, ismi çok az duyulmuş bir teknik direktör getirdi Galatasaray.

Yapılan hazırlık maçlarından, sadece 1 tanesi kazanılınca, gerisi de harcanınca, kalemler mürekkebe banıldı, "Galatasaray XXL, Skibbe M giyiyor." çığrışları başladı. Durum öyle miydi bilinmez, ama bu sene "tekil" olarak bakıldığında mükemmel, tablonun tamamında ise pek umut verici geçmeyecek görünüyor.
Kewell, oynamaya istekli gelmiş belli. Malum, sakatlık probleminden dolayı bir çok insan, Lincoln gibi bekliyordu kendisini. Kewell'a alkış da, Skibbe'nin hiç mi payı yok acaba?
Mr. Potential Red Card Hasan Şaş'ın, en son Steaua maçında hakemle konuşmuş olması enteresan değil mi? Bence Skibbe'nin bunda etkisi büyük oranda. Tersi ise, Hasan'ın bugüne kadar çoktan kendine gelmesi gerekirdi.
Bay Skibbe'nin doktorluk tecrübesi oldu mu bilemem, ama Lincoln'den kalp atışları geliyor. Geçen sene, "ölmüş bunu atın" diyen Kalli'nin aksine, Skibbe Lincoln'ü canlandırmayı başardı mı acaba? Gerçi bunda, Lincoln'ün,Kewell'ın üstünde toplanan ilgiyi kıskanmış olması da yatıyor olabilir.
Takım olarak da, bir düşüş var. Kimin ne yaptığı belli değil. Karambol, mahalle futbolu... Ne derseniz deyin. İşte burada, Skibbe'nin tecrübesizliği yatıyor olabilir. Galatasaray, hazırlık maçklarında hiç bir zaman as kadroyla oynamadı. 7 maç da boşa atıldı. Bu 7 maçı zıt şekliyle kullanan Beşiktaş ise, şu an ligin en iyi top oynayan takımlarından biri.
Sözün kısası, Skibbe kesinlikle kötü hoca değil. Tecrübe en önemli eksiği. Adam yönetimi mükemmele yakın gibi. Şu an her şey "gibi", her şey "olası". Skibbe'nin yerinde 3-4 sene kalması, önemli bir adım olur Galatasaray için. Sabredebilirsek tabi. Sabır şart, çünkü Galatasaray şu an hazırlık maçlarını oynuyor.
Harry Kewell da, ülkesindeki bir dergiyle röportaj yapmış. Röportajı ve Kewell'ı daha sonra konuşacağız.. !!adiós!


1 yorum:
güzel bir yazı olmuş. skibbe ile ilgili görüşlere de aynen katılıyorum.
Yorum Gönder